Kara Ölüm Hikayesi
1348 seneında bir roma aksamıydı.evlerdeki mumlar sönmüş,sokaklar tenhalaşmıştı.uzun bir süreden sonra ilk defa bir evden neşe sesleri yükseliyordu.Çünkü o evde seiah yani ateşin şifacısı olan melek dünyaya gelecekti.efsaneye göre seiah yani sarah direnişi birleştirecek,papayı ve yoldaşlığını devirip dünyaya huzur getirecekti.ancak bu efsaneden yoldaşlığında haberi vardı.roma’da bütün evleri birer birer basıp o gün doğan bütün çocukları yakıyorlardı. sarahın annesi sancılarla boğuşurken sarahı ve annesini roma’dan kaçırmak için direnişçiler son hazırlıklarını yapıyorlardı ki yoldaşlık sarahın köyünü bastı.direnişçiler sarahı ve annesini korumaya çalıştılarsa da yoldaşlık askerleri bütün köyü yakıp direnişçilerden sağ kalanları tutsak ettiler.bu olaydan sonra direniş dağıldı.yoldaşlığı durduracak bir şey kalmayınca yoldaşlık baskı ve zulmünü arttırdı kara ölüm bütün ülkeye yasenedı..artık insanları engizisyon mahkemelerine gerek duymadan isteklerine göre öldürüyor adeta katliam yapıyorlardı.ancak herkes sarahın güçlerini hafife almıştı.sarah daha yeni doğmuş olmasına rağmen tehlikede olduğunu hissetmiş,kendisini ve at arabası süren metat’ı ateşe çevirerek yoldaşlıktan saklamıştı.ama bu durum ve baygın düşmesine sebep olmuş metat da onu roma dışında eski bir kiliseye saklamıştı.bu kilisede 100 sene önce bir kız çocuğu vaftiz edilirken boğulmuş papada kiliseyi lanetlemiş mahkemede gidilmesini yasaklamıştı.böylece bura sarahın saklanabileceği en iyi yer oluyordu.sarah normal bir çocuğa kıyasla mucizevi bir şekilde daha hızlı büyüyüp gelişiyor ve daha çabuk öğreniyordu.. sarah’ın babasını mahkeme yargılayıp direnişe yardım ve yataklıktan suçlu bulmuş ve ölüme mahkum etmiş o da tüm ailesini çocukluk arkadaşı ve en yakın dostu olan metata emanet etmişti metat da onları koruyacağına söz vermişti.metat sarahın kilise dışına çıkıp dış dünyayla ilişki içinde olmasına izin vermeyip kutsal görevi hakkında hiçbir şey anlatmıyordu.metat ise haftada bir kez kilisedeki eşyaların parası ile yakınlarda ki köylere inip erzak alıyordu.sarah metat’ın neden onunla köye inmesine izin vermemesine ve ailesi hakkında sorulara cevap vermediğine bir anlam veremese de metat’a kızamıyordu.yine böyle bir günde sarah daha fazla bu sürgün hayatına dayanamayıp metat’ı takip ederek gizlice köye indi..köyde gezerken yoldaşlığın atlıları insanları hiçe sayarcasına kilisenin yolunu tuttular.İçlerinden birisi sarah’a çarpıp sarahı yere attı ve kaşının açılmasına sebep oldu kaşından akan kan onun öfkesini besliyordu ve içindeki ateş ilk defa bu kadar kuvvet bulup kontrolsüzce dışarı çıkmak istiyordu.sarahı gören metat onu çabucak köyden çıkarıp kiliseye geri götürdü.sarahın öfkesi metatın sağlığını ve ortamın ısısını etkiliyordu.sarah kısa bir süre sonra sakinleşti.metat bir sandalyeye oturduktann sonra görevinden, güçlerinden, anne ve babasından bahsetti.sarah öfkelenmek istiyor ama anlatılanların gizemi ve gerçekçiliği onun öfkesini halsizliğe dönüştürüyordu.metat sarahı yalnız bırakıp kilisenin vaftiz hanesini yolunu tuttu.sarah ise gerçeklerin ağırlığı altında kilise papazının yatağında uykuya daldı.sarah birkaç saat geçmeden terler içinde yataktan devriliverdi.yarı uyanık yarı uyuklar halde kiliseden dışarı çıkıp metata askerlerin buraya geldiğini söyledi.metat sarahın ciddi olup olmadığını anlamaya çalışırken sarah terliyor hızla nefes alıyor ve yine güçleri ortaya çıkıyordu.metat sarahın bir önsezi gördüğünü anladı.metat hızla kiliseye girdi bulduğu her şamdanı kıyafeti yiyeceği bir çuvala doldurup hızla kiliseden çıktı.tam bu sırada papanın atlıları kiliseye varmış ve etrafı arıyorlardı.metat ve sarah bir ağacın arkasına saklanıp kilisede olanları izliyorlardı.kilisede kimsenin olmadığını anlayan askerler her yeri ateşe verdiler.ateşi gören sarah delirmiş gibiydi, güçleri bir daha ortaya çıkıyordu. metat sarahtan hızla uzaklaşıp olacakları izlemeye başladı.sarah tüm gücü ve hiddetiyle askerlere doğru yürüyordu.askerler sarağın kim olduğunu anladıklarında vakit çok geçti.sarah artık yüz de yüz gücüne erişmiş ve tüm gücünü askerlerin üzerine kustu.Çok azı sarahın alevinden kurtulabilmişti.sarah tekrar basenemıştı.sarah güçlüydü ama öfkesi güçlerinin hızla tükenmesine sebeb oluyordu.eğer sarah öfkesini ehcillestirmeyi başarırsa kutsal görevini yapacak güce ve olgunluğa ulaşabilecekti..metat sarahın soğuk ve baygın bedenini kucaklayarak.ormanın sonlarına doğru yağmacılarıfarkettiler. floransaya erzak taşıyan bir kervanı yağmalamış ve orda kazandığı ganimetleryemek,şarap,kadın ve köle çocuklar için şölen veriyorlardı..metat etrafı izlerken.sarahın gözüne köle bir çocuk çarpmıştı.bütün köle çocuklar tamamen avrupalıydı sarı sac ve mavi göz ama o köle çocuk kara kaş kara göz esmer ten araptı büyük olasılıkta yada mısırlıydı.Çocukda sarahı görmüştü.sarah bir anda irkilip geri sıçradı ve bir dalı kırdı.Şansı yaver gitmiş ve sarhoş askerler müziğin sesinin de etkisiyle hiçbir şey fark etmemişti.metat saraha geri dönüp diğer yoldan venediğe gideceklerini söyledi.sarahın aklı hala o esmer çocuktaydı.metat ile sarah sabahın ilk ışıklarıyla venediğin ihtişamları surlarını görmüşlerdi.metat sarahı sağ salim venediğe getirdiği için rahatlamış ve yola çıktıklarından belli ilk defa sakinleşip gülmeye başlamıştı.sarahın aklı ise hala dün gece gördüğü o köledeydi.acaba kimdi nerden buraya gelmiş ve neden bu duruma gelmişti.belki de arap yarımadasından satıla satıla buraya kadar gelmiş şimdide birkaç şarap şişesine satılacaktı.metat yorgunluktan halsiz düşmüş ve uyuya kalmıştı.sarah bundan yaralanıp etrafı gezmek istedi.venediğin çevresi çok sevimlidi ağaçlar kuşlar nehirler.saraha kalsa sonsuza kadar burada kalırdı burada bulduğu huzuru ömrü boyunca hiçbir yerde bulamamıştı.tam bu sırada aklına metatın söyledikleri geldi.acaba öfkesini kontrol edip şu anda da huzurunu ateşe çevire bilirmiydi.yerden bir dal alıp bir kayaya koydu ve kayanın tam karşısına geçip dala odaklanmaya başladı.İçinde sonsuz bir güç kaynağı olduğunu biliyordu.tek yapması gereken gücü dışarı çıkarmanın bir yolunu bulmaktı.Öfkesi ateşini ortaya çıkarmasına rağmen çıkan gücü sarah kontrol edemiyordu.aradan yarım saat geçmesine rağmen dalı yakamamıştı.acaba güçlerini mi kaybetmişti.belki de artık seiah değildi.sarah dalı yakmakla uğraşmaktan sıkılmış olacak ki dalı ve bütün karmaşık duygularını nehrin kıyısında bırakarak hızla metatı bıraktığı yere geri döndü.surlara vardığında metat daha yeni uyanmış ve kılıcıyla uğraşıyordu.sarah kiliseden bu yana ne uyuyabilmiş nede dinlenebilmişti.başını yumuşak otlara koydu ve hafif melteminde etkisiyle uykuya daldı.sarah rüyasında geldiği yere,gücünün kaynağına gitmişti.orda seiahın üç yaveriyle buluşmuş ve onlarda sarahı seiaha götürdü.seiah saraha;sen ben değilsin senin görevin benim güçlerimi kullanarak dünyaya huzur ve barış getirmek.bu kutsal mücadelede kader çarkı karşına üç yaver çıkaracak.onlar sana bu kutsal görevinde tüm güçleriyle senin yanında savaşacaklar.sarah güçlerinin kaynağı sensin öfken yada huzur gibi insani duyguların değil.güçlerin sadece gerçekten ihtiyacın olduğu zaman ortaya çıkacak.güçlüsün kızım, ama durdurulamaz değilsin ancak ve ancak yaverlerinle tek yumruk olabilirsen tüm düşmanlarının karşısında yıkılmadan durabilir ve görevini başarabilirsin.Şimdi kalk yaverlerini topla ve insanların sana olan inancını boşa çıkarma’’ dedi.bir anda etrafı büyük bir ışık huzmesi kaplamıştı.gözlerini açabildiğinde çalıların üzerindeydi.suratına vuran öğlen güneşinden suratı pişmişti.sarahın kalktığını gören metat sen yatmıyor muydun dediğinde sarah anlamıştı.seiahla uzun süre konuşmasına rağmen burada zaman sanki durmuştu.metat sarahı kaldırdı ve venediğin kapılarına doğru yola koyuldular.beş da kika bile geçmeden arkalarında bir uğultu duydu sarah ve havada uçuşan oklar.onlarca kılıçlı adam bir anda metatla sarahın etrafını sarmıştı.bunların içinde liderleri olduğu anlaşılan hafifçe bodur iri yapılı kaba saba bir adam homurdana homurdana sarahı görmezden gelerek metata doğru yaklaştı.liderleri metata ellerindeki her şeyi vermesi gerektiğini yoksa sarah ıköle tacirlerine vereceğini söyleyerek etrafa türlü türlü tehditler ve küfürler savuruyordu.sarah seiahla konuşmanın şaşkınlığını üzerinden atamamış bu yüzdende ne olanları anlayabilmiş nede onun yakalayan iki adama karşı çıkabilmişti.sarah birkaç da kika sonra şaşkınlığını üzerinden atmış ve bu durumdan kurtulmanın yolunu aramaya koyulmuştu.metat ise sarahın zarar görmemesi için adama dil döküyor, adeta yalvarıyordu ama liderleri metatın verdiklerini yeterli bulmuyor, daha fazlası olduğunu düşünüyordu.bu sebeple de metatı sıkıştırmaya devam ediyordu.tam o sırada çetenin arkalarından bir adamın dur ah diye bağırdığı duyuldu.aman tanrım bu sarahı gece gördüğü esmer çocuktu.bir adamı etkisiz hale getirmiş ve diğer köleleri de kurtararak kaçmaya hazırlanıyordu.sarahta kaçma vaktinin geldiğini anlayarak bir anda onu tutan iki adamdan sıyrılarak metata doğru koşmaya başladı.ortam savaş alanına dönmüştü.metat kılıcını çekip liderinin üzerine korkusuzca sallıyor ve saraha kapılara kapılara doğru koş diye bağırıyordu.tam o anda sarahı esmer çocuk kolunda tuttu ve birlikte hızla kapılara doğru koşmaya başladılar.sarah hızla koşuyor ama metat içinde endişeleniyordu.kölelerin hepsi güçsüz ve kılıç kullanmaktan anlamayan insanlardı.adamlar birer birer hepsini öldürüyor ve metata saldıran kılıçlı sayısı gitgide artıyordu.sarahla çocuk kapıya varmıştı.venedik askerleri kapıyı açmaya başlamış ve okçularını dizmişti.sarahın kaleye girdiğini gören metat da koşmaya başladı.ama venedik askerlerinin kapıyı acık tutmaya niyeti yoktu.kapıyı aynı hızda kapadılar.metat kapıyı açmaya çalışıyor ama bütün çabaları boşa gidiyordu.adamlar metatı yakalayıp ormanın içinde kayboldular venedikli askerlerde bunu sadece izlemekle yetindi.sarah annesini,babasını,hocasını,en yakın arkadaşını kaybetmiş ve bu dünyada hiçbir seveni kalmamıştı.sarah hayatının en büyük öfkesini üzüntüsünü,duygu karmaşasını yaşıyordu.sarah yine gücünün ortaya çıkmaya başladığını hissediyordu.ama bu seferki farklıydı.bu seferki daha kuvvetli ve daha kontrollüydü.gücü sarah kontrol ediyordu.acaba olabilir miydi.onu tehlikeden kurtaran bu asi köle seiahın bahsettiği yaverlerinden biri olabilir miydi.bunu ona şimdi söylemelimiydi.Çocuk sarahı kolundan tutmuş ve şehrin meydanına doğru götürüyordu.meydana vardıklarında ortam çok karışıktı.erkekler homurdanıyor kadınlarda ya dedikodu yapıyor yada birisinin söylediği bir şeye hep birlikte gülüyorlardı.tam bu sırada venedikli askerler kalabalığı yararak odunların yığılı olduğu yere ilerlemeye başladılar..askerlerin içinde en fırfırlı şapkayı takan askerlerine el sallayarak emir verdi.İki tane asker kafesteki kızı çıkarıp kütüğün üzerine bağladılar.başka bir askerde elindeki belgeyi açıp okumaya başladı.’’venedik halkı gördüğünüz bu kız hırsızlık,toplum huzurunu bozma,papa ve yoldaşlığa karşı halkı kışkırtmak suçundan yüce mahkememiz ,engizisyon mahkemesi tarafından ölüm cezasına çaptırılmıştır.bu idam tüm venediğe ibret olsun.yak emriyle ,domuz yağı sürülmüş odunlar çabucak kızışmış ve kızın etrafını sarmıştı.sarah simdi görevinin kutsallığını ve insanların ona ne kadar ihtiyacı olduğunu bir kez daha anlamıştı.kızı kurtarmak istiyor ama şu anki güçlerinin bu kadar askeri ve insanı durdurmaya yetip yetmeyeceğinden şüphe duyuyordu.sarah esmer çocuğu da alıp kalabalığın arkalarına karanlık bir köşeye gitti.kimsenin onlara bakmadığını görünce esmer çocuğun ellerini tutarak ateşi söndür,ateşi söndür diye bağırmaya başladı.Çocuk sarahın neden ellerini tutuğunu yada neden ateşi söndür diye bağırdığını bilmiyordu.ama saraha ne karşı çıkıyor ne de kızıyordu.hatta yarım yamalak ingilizcesi ile sarahla birlikte bağırıyordu.ateş kızın etrafını tamamen sarmış ve kaçacak bir yol bırakmamıştı.sarah artık ağlayarak ateşin sönmesi için yalvarmaya başlamıştı.tam o anda genç kızı saran ateşler odunlardan halkın üzerine sıçradı.herkes kaçışıyor ateşlerden kurtulmaya çalışıyordu.askerler ise olanları hayretler içinde izliyordu.daha ateşin gizemi geçmeden etrafı büyük bir sis tabakası kaplamış ve buda insanların etraflarını görmelerini engellemişti.sarahda diğerleri gibi siste yolunu bulmaya çalışıyordu ama hiçbir şey göremiyordu,tek duyduğuysa insanların acı içinde bağrışlarıydı.esmer çocuk sarahla yaptıklarından korkmuş ve duvarın dibine çökmüştü.bu sırada sis hafif dağıldı ve içinden kızıl saçlı,beyaz tenli,uzun saçlı ortalama 17 yaşlarında bir kız çıktı.tanrım bu kız sarahın az önce yanmaktan kurtardığı kızdı.genç kız esmer çocuğu kolundan tutup ayağa kaldırdı sarahada gelmesini işaret ederek sisleri yara yara meydandan uzaklaştılar.kız onları birçok köprüden geçirip şehrin diğer ucunda ki kiliseye götürmüştü.kilise dışardan metatın ona yatarken anlattığı masallarda ki hayaletli kiliseleri andırıyordu.genç kız kilise kapısında ki zili üç uzun üç kısa çaldı.kapı yavaşça açıldı,kapıyı açan çocuk hafifçe tombul,kısa boylu,yanakları al al birisiydi.Çocuk sarahtan bir iki yaş küçüktü.Çocuk onları günah çıkarma odasının önüne götürdü.odanın üzerinde bir şamdan vardı,şamdan aşağıya indirdi ve kapıyı itti.günah çıkarma odası aslında yer altında ki bir odaya açılan gizli bir geçitti.aşağıya inen yol çok dardı.zar zor birer birer aşağıya indiklerinde onları hiç ummadıkları şeyler bekliyordu.bu yer altı odası yüzsenelar önce hazine saklamak için yapılmış,odayı gizlemek içinde üzerine bu kilise yapılmıştı.yüzsenelar boyunca kapı ve oda gitgide daralmıştı ama şu haliyle bile odaya rahat yüz insan sığabilirdi.odada,etrafa yasenemış onlarca çocuk vardı.kıyafetlerinden konuşma tarzları ve davranışlarından evsiz yada dilenci oldukları anlaşılıyordu.odada ki çocukların hepsi kendince bir şeylerle uğraşıyor buda çok büyük uğultuya sebep oluyordu.Çocuklar sarah ve arkadaşlarını görünce sessizleşip,durgunlaştılar.sarah gözlerindeki korkuyu görebiliyordu.belli bir süre sonra kiminin korkusu öfkeye kimininki de saraha olan güven ve mutluluğa dönüştü.küçük çocuk sarah ve arkadaşlarını sonradan yapılma tahtadan bir odaya götürdü.İçeride bir masa ve beş altı tane sandalye vardı.Çocuk oturmalarını söyleyip odadan ayrıldı.sarah dışarıda kilerin konuşmalarını duyabiliyordu.Çoğu sarahın geldiğine seviniyor bazıları ise senelar önce ortadan kaybolup direnişin yıkılmasına izin verdiği için öfkeliydi.birkaç da kika sonra dışarıdan gelen sesler kesildi.söze ilk esmer çocuk başladı.adının tot olduğunu, 14 yaşında mısırda ki bir köle tacirine satıldığını en son durağının da roma olduğunu söyledi.orda onu bir rahip alıp azat etmiş ve onu oğlu gibi sevip elinden geldiğince bilgilendirip,dünyada yaşananlar hakkında bilgilendirmişti. İtalyanca’yı da rahibin yanında kaldığı sürede öğrenmişti.1 sene sonrada venediğe direnişin son merkezine yollamıştı.ama ormanda kaybolmuş ve o adamların eline düşmüştü.venedik surlarını görünce de kaçma vakti geldiğini anlamıştı.sonrası zaten belliydi.sarahla kaçmayı başarmış ve buraya kadar gelmişlerdi.totdan sonra lafı kızlı saçlı kız aldı.adının eva olduğunu,direnişe yardım ettiğinden tutuklanıp ölüme mahkum edildiğini söyledi.sarah ve tot bunları zaten meydandayken öğrenmişti.bilmedikleriyse evanın anne ve babasının direniş muhafızı olmasıydı.direniş muhafızları direnişin en üst kademeli askerleriydiler.direniş muhafızları başmelek tarafından kutsanır, buda onların soylarına sihirli güçler verirdi.direnişin devrinde yoldaşlık muhafızları birer birer yakalayıp acımasızca öldürmüştü.kalan bazı muhafızlarda yoldaşlığın tarafına geçmiş buda birçok soyun yok olmasına sebep olmuştu.eva son direniş muhafızıydı ve sarah onu kurtarmasaydı beklide türleri yok olacaktı.evanın anlattıkları meydanda bir anda oluşan gizemli sisi ve onları sisten çok rahat çıkarabilmesini açıklıyordu.ailesindeki güçlerin bir kısmı evaya da geçmiş bu sayede de sarahın çıkardığı kargaşadan yararlanarak sis oluşturmuştu.tahta kapı gıcırdayarak açıldı ve içeriye uzun boylu iri yapılı ak sakallı bir rahip ile onları buraya getiren ufak çocuk girdi.ufak çocuk adım pathrick,rahip grigorinin yardımcısıyım deyip sarahın yanına oturdu.rahip konuşmaya başladı.sevgili tot,rahip john mektuplarında senden çok bahsetti,umarım bir sorun yaşamayız.eva,kurtulabildiğine çok sevindim,annen olsa seninle gurur duyardı ve sevgili sarah yada seiahmı demeliydim.o anda çocukların akıllarında ki tüm sorular cevaplanmıştı.yanlarında oturan bu kız öldü sanılan kurtarıcı kızdı.rahip konuşmaya devam etti.Çocuklar hepiniz az çok hikayeyi biliyorsunuz.ama bilmediğiniz şeyler var.daha düne kadar sarahın gelip her şeyin biteceğini düşünüyordum ama rahip jack son mektubunda sarah ve üç yaverinden bahsedince görevini başarabilmesi için 3 kutsal savaşçının yardımına ihtiyacı olduğunu öğrendim.eva tot ve path sizler başmelek tarafından seçilen üç kutsal savaşçısınız.burada kaldığınız sürede size bahşedilen güçleriniz ortaya çıkacak ve güçlerinizde ustalaşacaksınız.sizin kaderiniz yazıldı çocuklarım’’ tanrı sizi korusun’’.grigori odadan çıktı.oda sessizleşmişti herkes gözlerini birbirinden kaçırıyordu.eva ve path odadan çıkıp gitti.birkaç da kika sonra iki tane çocuk sarahla totu odalrına göürmek için geldi.sarah çok yorgundu.bir gün içinde metatı kaybettiğinden yalnız kalmış ama hayatı boyunca onun yanında olacak üç yaver,üç arkadaş kazanmıştı.odası eski odasından çok daha iyiydi.sarah birkaç da kika sonra uykuya dalmıştı.arkadaşlarıysa hayatlarının en olağanüstü gecesini yaşıyordu.Çocuklar uyuduklarında ruhları ruh dünyasıyla gerçek dünya arasında ki paralel bir boyuta geçmişti.orda onları doğa ana karşıladı.güçlerini vermek için ilk evayı çağırdı.sen eva canın pahasına sarahı koruyup ona görevinde yardım edeceğine söz verirmisin.eva kesin ve net bir dille evet diye haykırdı.o zaman ben doğa ana,sana havanın güçlerini veriyorum.totda evet diye haykırdı ozaman sana toprağın gücünü veriyorum.hayatında toprak kadar dingil ol savaş meydanındaysa kaya kadar sağlam deprem kadar yıkıcı ol.son olarak da pathe suyun güçlerini vermişti.path daha çok küçük ve safsın ama aklın ve bilgeliğin tahmininden çok daha güçlü.sen arkadaşlarına bu zor görevlerinde yardım edeceksin.doğanın dört elementi ateş su toprak ve hava tek başına yenilebilir.ama bu dört sihir bir araya gelirse bu gücün karşısında hiçbir ordu duramaz.Şimdi gidin ve yapmanız gerekenleri yapın.bu geceden sonra sarah ve yaverlerini zorlu bir dönem bekliyordu.yoldaşlık ve halk sarahın döndüğüne ve görevini yapmaya hazırlandığına inanmıştı.papa bütün italyayı karış karış aratıyordu.kiliseler tanrının evi saseneıyordu bu sebeple de aranması yasaktı.yinede sarahlar ne kiliseden çıkabiliyor nede vatikana gidebiliyordu.tek kaçma şansları 6 hafta sonraki festivaldi.bu festival yüzsenelardır yapılan bir gelenekti yani yoldaşlık istesede iptal edemezdi.ogün bütün ülkede kutlamalar yapılır ve herkes geleneklere göre türlü türlü maskeler takar ve sokaklarda dans ederlerdi.böylece şehirden çok rahat çıkabileceklerdi.bu 6 hafta boyunca güçleri tamamen ortaya çıkmış ve güçlerinde ustalaşmışlardı.İşte o büyük gün gelmişti.sarah ve arkadaşları şehirdeki karnavaldan yararlanarak grigori ile çok kolay şehrin dışına çıkıp hızla vatikana yol almaya başladılar.sabahın ilk ışıklarıyla vatikan görülmüştü.sarah ve yaverler savaş için güç topluyor,grigori de atları bir ağaca bağlıyordu.bundan sonraki yolu yürüyerek gideceklerdi.atlar çok dikkat çekiyordu.bir saat sonra surlara varmışlardı.tam yukarı çıkarlarken mancınık sesleri gelmeye başladı.tanrım yüz binlerce insan hepside direnişi zafere ulaştırabilmek için savaşıyordu..direnişten böyle bir günde böyle bir hareket beklemeyen yoldaşlık ordusu hazırlıksız yakalanmıştı.bütün askerlerini hızla surlara yöneltiyordu.her iki tarafa da karmaşa ve heyecan hakimdi.hiç kimse sarahları görmemişti.eva havanın gücü ile herkesi surların üstüne çıkarmıştı.grigori ise atların başına dönmüştü.sarahlar şehrin arka sokaklarından askerlere yakalanmadan papanın yaşadığı kiliseye vardılar.eva yine gücünü kullanarak onları saray muhafızlarına görülmeden yukarı çıkardı.papa onları görünce korku içinde odadan kaçmaya çalışmıştı.tot papadan hızlı davranıp duvarı kapının üzerine yıktı.path ve evada su ve havanın gücünü birleştirerek bütün camları buza çevirdiler.acaba bu kadar kolay olabilir miydi.seiahın metatın grigorinin söyledikleri o kadar çalışma ve acı bunun için miydi.sarahın duygu karmaşası yaverlerini de etkiliyor ve elementler üzerindeki kontrolleri azalıyordu.papa bu açıklıktan yaralanıp tahtına koştu.sarah bunu fark edince üzerine bir ateş topu yolladıysa da çok geç kalmıştı.papanın elindeki asa ile topu savuşturmuştu..asada ki taş gözyaşı kristali denilen taştı.efsaneye göre zeusun ölümlü oğlu avra babasının zulmüne dayanamayıp onu tahtan indirmeye çalışmış ama başaramamıştı.avrada ,avrayı kurtarmaya çalışan kardeşi hermatta ölmüştü.avra kardeşinin bu fedakarlığı karşısında ne olursa olsun ruhunun dönüp kardeşinin intikamını alacağına söz vermişti.onun bu yemini olympos dağında yaşam bulmuştu.taş normal birinin elindeyken sihirli düşmanın tüm güçlerini emmeğe ve ona karşı kullanmaya yarıyordu.değneğin gücü yüzünden sarah ve yaverleri güçsüz kalmıştı.papa bundan yararlanıp tuzağı harekete geçirmiş ve tavandan iki kafes inmişti.biri yaverlerinin üzerine inmişti. diğerindeyse biri vardı.aman tanrım kafesteki metatdı.sarah onu görünce gözyaşlarına boğulmuştu.yaverleri onun metat olduğunu anlamıştı.papa sarah ve yaverlerinin acizliğine sevinmiş ve sinsi sinsi kahkalar atmaya başlamıştı.kısa bir süre sonra sarahın ağlaması kesildi.İçindeki son kıvılcımı da harcayarak kafesten kurtuldu.hızla papaya koşuyordu.papa değneği sarahın üzerine doğrulttu.ama papanın unuttuğu bir şey vardı bu değnek sihirlilerden intikam almak için yapılmıştı.normal bir insana hiçbir şey yapamazdı.sarah tüm gücü ile kılıcı papaya salladı.saldırıyı değnekle durdurmaya çalıştıysa da darbe karşısında kristal çatlayıp sonsuza kadar yok oldu.yaverler bu anı bekliyordu.tot metatı yere indirdi path ve evada papayı etkisiz hale getirdiler.İşte şimdi bitmişti.papa anlaşma yapmayı kabul etti.eva hepsini surlara uçurdu.papa ve sarahı yan yana gören direniş ve yoldaşlık askerleri savaşın bittiğini anlamıştı.papanın emriyle engizisyon mahkemeleri sonsuza kadar kapandı yoldaşlığın yetkileri sınırlandırıldı.sarahda üstüne düşeni yapıp kara ölüm vebasını bitirdi.bu günden sonra italyayı yeni bir dönem bekliyordu.sarah ve arkadaşlarıysa hayallerinin peşinden gitti.eva İtalya ordusunun başına geçti,totda zengin birisi olarak ülkesine döndü.path ise dini eğitime devam edip iyi bir rahip olma yolunda ilerliyor.sarah gelince senelardır hayali olan sakin ve mutlu bir hayata kavuşup çocukluğunu yaşıyor ama kim bilir belki de dünya bir kez daha sarah ve yaverlerine ihtiyaç duyar….
Etiket : Hüzünlü Hikayeler ölüm hikayesi kara ölüm karamsar hikayeler hikaye oku hikaye