headerphoto

Sevgili Baş Belam

O sene, o okulda ilk senesimdı. dersimiz beden eğitimi idi. Ben de spor başkanıydım. okulumuzda iki tane beden eğitimi öğretmeni vardı. Bize bülent hoca giriyordu. Bir de yücel isminde bir hoca vardı. Biraz sert bir hocaya benziyordu. Açıkçası biraz tırsmıştım.

Spor odasına, bülent hocayı çağırmaya gitmiştim. Ah! keşke gitmez olaydım. Ben ne bileyim o odaya girmekle hayatımın hatasını yaptığımın? girer girmez yücel hoca bana baktı. Onu görünce her zamanki gibi tırsmıştım. Bana:

-ne oldu?, dedi sakin bir şekilde. Ben de:

-hocam, bülent hocaya bakmıştım da, dedim. Bana dikkatlice bakarak:

-nerelisin?

-babam erzurumlu, annem samsunlu, ben de karışık işte, dedim. güldükten sonra:

-yok yok boşver, sen erzurumlusun anlaştık mı?, dedi.
-Anlaştık, dedim. Daha sonra bazı sorular daha sordu. Sonra da küçük bir kağıda bir şeyler yazıp:

-bunu bülent beye ver, dedi. Ben de bülent hoca, derse girince kağıdı verdim ona.

ders başladığı zaman bir kız:

-hocam, atletizm için seçmeler yapacak mısınız? dedi. Hoca:

-yapacağız, dedi. En sevmediğim spor da atletizmdir. neden bilmem ama atletizimi hiç sevmem ama sevmediğim kadar da yeteneğim var. Nasıl işse..?

Hoca sınıfın tamamını koşturmuştu. Daha sonra, adının selin olduğunu öğrendiğim kızla beni koşturdu. neden bilmem ama kız böyle süreyya ayhan gibi koştuğunu zannederek başladı koşmaya. Biraz sinirime dokunmuştu bu davranışı. Koşarken, hocanın bana ceza verdiğini düşünmüştüm. çünkü seline çok konuştuğu için:

-ceza olarak koşacaksın, demişti ve bana da:

- sen de koş, demişti. Halbuki hiç sesimi çıkarmamıştım.

Koşarken kızın sanki yürüyormuş gibi koştuğunu gördüm. Aslında benim amacım, geride kalarak onun çok iyi koştuğunu göstermekti. Her ne kadar koşamasada... Bir ara bir baktım ki koşamıyor. Sinir oldum ve onu takip etmekten yorulduğum için kızı sollayarak geçtim. Maalesefte hoca kızı solladığımı gördü. Hay görmez olaydı!. dersin ortasında beni ve birkaç kişiyi daha alarak yücel hocaya götürdü.

Yücel hoca, sadece bana bir kağıt verdi. Ve:

-bunu doldurup bana getir, dedi. Onun dışında da, bir çok şey vaad etti. Ama ben atletizm sevmiyordum ki?

daha sonra bu konuyu konuşmak için yücel hocanın yanına gittim. Yani katılmak istemediğim konusunda. Ama neredeyse bütün spor odası öğrencilerle doluydu. Yani yücel hocaya yalvaran öğrencilerle...

Bu öğrencilerin hepsi, yücel hocaya yalvarıyorlardı.

-Hocam, nolur, beni voleybola alın. Nolur beni atletizime alın, diyerek adeta yalvarıyorlardı. Bu durum, beni spordan biraz daha uzaklaştırmıştı.

Oda, nihayet boşalmıştı ve yücel hoca beni görerek yanına çağırmıştı. Gittim yanına ve konuyu kısaca özetledim. O da bana nedenini sordu. Ben de sevmediğimi söyledim. Aslında uzun uzuna da anlatmaya gerek yok. kısacası o senenin tamamı yücel hocadan kaçmakla geçti. Hem de bana küsmüştü. Ama sonradan barışmıştık.Nerede görsem onu kaçıyordum. nedeni çok açık.

Bu sen yedinci sınıfa geçmiştim ama bu seneyi yücel hocadan kaçmakla geçirmeyecektim. Hoca,beni spor odasının kapısında görmüş ve yanına çağırmıştı. O anı tekrar yaşamak ölüp ölüp dirilmek gibiydi.Hocaana sandalyeyi işaret ederek "otur" dedi. Oturduktan sonra bana:

-ee, dedi ne olacak?

-ney ne olacak hocam?

-senin şu atletizm meselesi?

-hocam ben sevmediğimi size daha daha önce de söylemiştim. Hoca bana:

-tamam çağla, bana mantıklı bir sebep söyle seni bırakayım.

-Sevmiyorum, hocam.

-O zaman voleybola aliyim seni.

-Hayır, hocam.

-Halk oyunları?

-hayır, hocam.

-Satranç?

-hayır, hocam.

-Bak satrançın derslerine de etkisi olumlu olur.

-Hayır, hocam.

-Sen şimdi, oturayım ders çalışayım diyorsun
öyle mi?

-en mantıklısı o, herhalde hocam, dedikten sonra yücel hoca gülmüştü.

-çağla bana mantıklı bir şey söyle, yani de ki "hocam sizi sevmiyorum, sizden nefret ediyorum, okulu sevmiyorum" falan de. Bir şey de. Ben o sırada çabucak devreye girip:

-hayır hocam, demiştim.

-Yani sen diyorsun ki oturayım ders çalışayım, öylemi?

-galiba en mantıklısı o, hocam, demiş ve yücel hocayı güldürmüştüm.


Daha sonraki günler hocayla aramızda ki bu sorunlar kalkmıştı ama o sene ve daha önceki sene yaşadıklarımı bir ben bilirim bir de allah.
Geriye kalan tek şey ise yücel hocanın sonraki günlerde beni görerek benle yaptığı hoş sohbelerdi.

Aslında isteseydim yücel hocaya "sizden nefret ediyorum hocam" diyerek kurtulabilirdim. Ama hocaya sinir olmuyordum aksine yücel hoca, sevdiğim hocalardan biriydi. Her ne kadar bizim dersimize girmesede.

Bir başka mevzu ise sporu neden sevmediğimdi.Spor herkesin yapmazı gereken ve sevilemeyecek bir şey değildir ancak insanlar sporu öyle terbiyesiz hale getiriyorlar ki insanın spora karşı hiç bir sevgisi kalmıyor.Aynı benim hissettiklerim gibi...


Etiket : sevgilim bitanem okul hoca spor



Yorum Ekle

Adınız
E-mail
Yorumunuz


Günün Anlamlı ve Güzel Sözleri:

 İş başa düşünce gayret dayıya düşer. 
Acınmaktansa kıskanılmak dana iyidir. Heredot 
film izle, Oyun